Affetmek Unutmak mı ?

FaceBook  Twitter  

Yaşamımızda çoğumuzun unutamadığı, affetmekte zorlandığı kişiler olmuştur. Bu kişilerle bağlantılı olaylarda haksızlığa uğradığımızı düşündüğümüzden bu kişileri affetmeyi aklımızdan geçirmeyiz bile...Affedince de unutacağımız korkusuna kapılırız..Oysa ki affetmemek, bizi unutma korkusundan alıkoymaz ama geçmişte yaşadığımız, hatırlamak bile istemediğimiz kişi ve olaylarla istemeden de olsa koparmayı reddettiğimiz karmik bağların bizi ölene kadar tutsak etmesine sebep olur ve bu bağlar nedeniyle de geçmişte yaşadığımız acı olaylarla bağlantılı bütün olumsuzlukları, negatif enerjileri de taşırız istemeden..Yıllarca taşırız bu yükü... Yoruluruz, affetmeden unutmak isteriz ama affetmediğimiz, bu bağı koparmadığımız için tekrar tekrar yaşarız kötülükleri, haksızlıkları ve bunlara duyulan kin ve öfkeyi...Ve  gerçekten affedebildiğimiz ölçüde, duygularımızın bizi yönetmesi yerine duygularımız üzerinde hakimiyet kurmayı başarırız. İşte bu anlamda affetmek özgürleşmektir..

Devamını oku:

Öğrendim ki

FaceBook  Twitter  

Yarım yüzyıllık yaşamıma 10 kala öğrendim ki;
Sevgi ve bilgi en önemli hazinelermiş.
Kendini sevdirmeye çalışan değil, sevgi dolu insan daha çok seviliyormuş.
Sevgi ve bilgi paylaşılarak çoğalıyormuş.
Sevgi kalpleri, bilgi ise zihinleri aydınlatıyormuş.
Koşulsuz sevgi Tanrı'ya daha çok yaklaştırıyormuş.
Yargılamak sevginin etkisini azaltıyormuş.
Sevmek aşık olmaktan daha zormuş.
Sevgi beklentileri karşılamaz, kalıplara sığmazmış.
Sevgi, saygıdan daha önemliymiş.
Sevgi, hükmetme aracı olarak kullanıldığında anlamını yitirirmiş.
Kendisini sevmeyen başkasını da sevemezmiş.
Paraya tapanlar, insanları sevmiyormuş...

Devamını oku:

Haklı Olmak ve Mutlu Olmak

FaceBook  Twitter  

İnsanlar tarih boyunca kişisel ihtirasları, egolarının tatmini pahasına birbirleriyle çatışmalar, düşmanlıklar yaşamış, hatta bu haklılık iddiası birbirlerinin yaşama haklarına saldırı niteliği bile kazanmıştır. İnsan doğası gereği zihninde haklı olduğunun ya da başkasının haksız, yanlış olduğunun ispatına ihtiyaç duyar. Bu da karşısındakinin savunma ihtiyacını ve ardından tartışma konusundan uzaklaşılarak haklıyım/haksızsın tartışmasını beraberinde getirir. İnsan, tartıştığı kişinin hatalarını ortaya çıkartmanın sonucunda kendisinin daha çok takdir edileceği yanılgısını da yaşar..Halbuki hiç kimse kendisini eleştiren ya da hatalarını yüzüne vuran birisine sempati duymaz. “Doğru sözü söyleyeni dokuz köyden kovarlar” sözü boşuna söylenmemiştir. Bu ille de haklı çıkma ihtiyacı malesef kırgınlıklara, düşmanlıklara, husumete yol açar...Dolayısıyla savunduğumuz konuda haklı bile olsak, karşımızdakini dinlemenin, haklılığımızı ifade ederken kullandığımız uslubün çok önemli olduğunu düşünüyorum...

Devamını oku:

Uzlaşma ve Zıtlaşma

FaceBook  Twitter  

Gündemimizi meşgul eden 2 kavram üzerinde durmak istiyorum. Uzlaşma ve zıtlaşma...
Uzlaşma; mutabakat, konsensüs, anlaşma, uyuşma...İki ya da daha fazla tarafın beklentilerinin ortak bir noktada, asgari müştereklerde buluşması anlamına gelmektedir.
Zıtlaşma ise iki ya da daha fazla tarafın beklentilerininin uyuşmaması, asgari müştereklerden uzaklaşması dolayısıyla anlaşamama demektir.

Devamını oku:

Linkler

Ziyaretçi Sayacı

Bugün1057
Dün1163
Bu Hafta5256
Bu Ay23264
Tümü250767