Etkili İnsan Olmak

FaceBook  Twitter  

Bir kuruluşun mükemmelliğini ele aldığımızda, bu kuruluşun mükemmelliğine neden olan faktörleri incelememiz gerekir. Genelde kuruluşların mükemmel olabilmesinin en önemli öğelerinden bir tanesinin o kuruluşun çalışanları, yarardaşları ve liderlik takımı olduğunu görüyoruz.
Bir kuruluşun mükemmelliği ise ancak insanlarının mükemmelliği ile gerçekleşebilir. Hangi modele bakarsanız bakın (şu an Türkiye'de en yaygın olan Avrupa Mükemmellik Modeli'nin benzeri olan KalDer Mükemmellik Modeli'dir) insan unsurunun bütün içinde % 60'dan fazlasını oluşturduğunu görürsünüz.
İkinci olarak; bir kuruluşun mükemmel olması ancak yukarıdan aşağıya bir uygulamanın olmasıyla mümkün olur. Ancak burada bir hiyerarşi organizasyonunu yada bir emir komuta zincirini kastetmiyoruz. Böyle bir programın, zihniyetin ve kültürün oluşmasında ilk unsur üst yapıdır. Liderlik takımı dediğimiz yapı bu kavrama inanmışsa, taahhüt etmişse, sahiplenmişse ve bunu sadece söylemde kalmayıp, eylemde de gerçekleştiriyorsa, o zaman bu bütün kuruluşa yansır. Dolayısıyla liderler mükemmelliğin itici gücü olmak suretiyle tüm çalışanlar, yarardaşlar, müşteriler bunu gerçekleştirebilirler.
Olaya bu şekilde yaklaştığımızda madem bir kuruluş mükemmel olacak ve onun mükemmel olması için çalışanlarının mükemmelliğe yaklaşmış olmaları gerekir diyoruz, o zaman öncelikle insanı ele almamız gerekiyor. İnsanı ele alma olayını çeşitli şekillerde gerçekleştirmemiz mümkündür. Bir şekli insanı gelişigüzel ele almaktır. Ancak gelişigüzel ele alırsanız gelişigüzel sonuçlar elde edersiniz. Bir de sistematik şekilde ele almak mümkündür. Sistematik şekilde ele aldığımızda ve dünden bugüne doğru geldiğimizde çok başarılı ve etkili insanların yetişmiş olduğunu ve onların bir takım ortak özellikleri olduğunu görüyoruz. Bunların ortak özelliklerini gruplandırdığınız zaman doğal gruplanmaların 7 bölümden, bu 7 bölümün de aşağıda belirtilen 7 alışkanlıktan  oluştuğunu görüyoruz. 
1.     Proaktif Olmak
2.     Sonunu Düşünerek İşe Başlamak
3.     Önemli İşlere Öncelik Vermek
4.     Kazan Kazan'ı Hedeflemek
5.     Önce Anlamaya  Sonra Anlaşılmaya Çalışmak
6.     Sinerji Yaratmak
7.     Baltayı Bilemek
"Özel Zafer ve Genel Zafer" kavramları Etkili İnsanın Yedi Alışkanlığı'nın temelini oluşturmaktadır. 
Bağımsızlığa ulaşabilmek için bir yöntem uygulanması ve bunun sonucunun elde edilmesine "Özel Zafer" denmektedir. Yani bu, kişinin kendi üzerinde kazandığı zaferdir. Ancak kişinin kendi üzerinde kazandığı zafer her zaman yeterli olmayabilir. Başkalarıyla kurulan ilişkilerinizin düzenli ve kaliteli olması "Özel Zafer"in yanı sıra ilişkilerde de yaşadığınız bir "Genel Zafer"in kazanılmasına sebep olmaktadır. Her ikisini de gerçekleştirdiğiniz takdirde öncelikle "sen" merkezlilikten çıkıp "ben" merkezliliğe , sonrasında da "ben" merkezlilikten çıkıp, "biz" merkezliliğe geçmiş oluyoruz.
Etkili İnsanın Yedi Alışkanlığı'ndan bir diğeri de "Proaktif İnsan" Olmak
Proaktif olmak, Yedi Alışkanlık çerçevesi içinde bağımsız olarak karar verebilmek, verilen karara da sonsuza kadar katlanmayı göze alıp, tüm sorumluluğu taşımaktır. Bunu bir karar vermek, bunun sonuçlarına katlanmayı baştan kabul etmek ve tüm sorumluluğu da üstlenmek şeklinde üçe bölebiliriz.
Etkili İnsanın Yedi Alışkanlığı'nda kişisel misyonu belirlemek önemli yer tutmaktadır. Bu noktada kişisel misyonun yararlarını şu şekilde açıklayabiliriz.Her varlık dünyaya geliyor ve belirli bir süre sonra da dünyayı terk ediyor. Bu proses içinde önemli olan, ne olursa olsun hayata bir anlam verebilmektir. Herkes yaşamının bir anlamı olsun ister. Ancak insanların yaşamlarına  kendilerinden başka kimse daha yerinde bir anlam veremez. Dolayısıyla bir insan ancak kendi kendine yaşamının anlamını belirleyebilir. Herkesin aklında yaşamlarının anlamıyla ilgili bir fikir vardır. Fakat bu fikir belirli bir ortamda yazılı olmadığı sürece odaklanmamış olarak, belirsiz bir halde kalır. Bu durum herkes için geçerli olmayabilir. Ancak genelde böyledir. Belirsizliğinin sebebi de üzerinde çalışılmamış olmasıdır. Üzerinde çalıştığınız takdirde misyon daha da hatırlanır hale gelir.
Bu noktada "belirlenen misyon hiç değişemez mi" gibi bir soru aklımıza gelebilir. Tabii ki misyonumuz hayatımızdaki rollere, değişen şartlara, yaşadığımız ilişkilere bağlı olarak değişebilir. Ancak burada önemli olan daima ilke ve değerlere bağlı kalmaktır.
Dolayısıyla misyonumuzu kaleme alırken hiçbir zaman değişmeyecekmiş gibi düşünüp, zaman içinde değiştirme çabası göstermek gerekir.
"Önemli İşlere Öncelik Ver" kavramı önemli işlere odaklanmamıza yardımcı olan altı aşamalı bir II. Kare sürecini içermektedir.
Bugün yaşadığımız şartlarda insanların genellikle bir koşullanması söz konusudur. Bu koşullanma, zamana karşı yarışmamızı gerektirdiğinden zamana karşı yarış içinde yaptığımız işin önemli mi, değil mi olduğu kavramı ortaya çıkmaktadır. Öncelikle yaptığımız işlerin yaşamı anlama sürecine göre önemli mi, değil mi olduğuna bakmamız lazım. II. Kare süreci dediğimiz, acil olmayıp önemli olan kavramlarımızın tespitine yönelik bir yöntemdir. Bu noktada öncelikle acil olmayıp önemli olan işlerimizin tespitinin yapılması gereklidir. Aslında bunun için geliştirilmiş 6 aşamalı bir süreç ve bir araç (kağıt yada bilgisayar gibi) içeren basit bir yöntem bulunmaktadır. Bu altı aşamalı süreci kendinize uyguladıktan sonra yaşamınızdaki rollere ve hedeflere bakmanız gerekiyor. Bu rol ve hedefleri bir yıl içinde planlıyorsunuz. Ondan sonraki aşamada süreci bir haftaya indirgiyorsunuz. Daha sonraki hafta gerçekten önemli işlerinize öncelik verdiniz mi, yoksa tekrar zamana karşı yarışmaya mı başladınız kavramına geri dönmeniz gerekiyor. Ondan sonra haftanın sonuna geldiğinizde 6 aşamayı uygulayıp, geçen hafta neler yaptım, neleri başardım, neleri başaramadım, hangi engellerle karşılaştım, başaramadıklarımı neden başaramadım, hangi kararları verdim şeklinde bir analiz yapmanız gerekiyor. Dolayısıyla kişileri bu kolay yöntemi uygulamaları için alıştırmaya çalışıyoruz.

"Baltayı Bilemek" kavramının insanın kendisini yenilemesi olduğu…
 "Baltayı Bilemenin, iş hayatımızda kazanacağımız zaferlere katkısı nedir?
Baltayı Bilemek aslında Özel Zafer ve Genel Zafer kazanmaktan öte, Özel Zafer'i ve Genel Zafer'i sürdürmekle ilgilidir. Çünkü Özel Zafer ve Genel Zafer sadece bir defa için gerçekleşen bir olay değildir. Her şeyden önce kendi sürdürebilirliğimizi ortaya koymamız gerekmektedir. Kendi üzerimizde de sürekli bir geliştirme ve yenileme yapmamız lazımdır.Yani kısaca değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu kavramamız gerekiyor. Bu durumda da hangi alanlarda yenileneceğim, hangi alanlarda gelişeceğim diye bir karmaşa ortaya çıkabilir. Bu karmaşayı önlemek için bu kavramı dört alana bölüyoruz. Bu alanlar Fiziksel Alan, Zihinsel Alan, Ruhsal Alan ve Sosyal / Duygusal Alan olarak tanımlanabilir.
Öncelikle insanların beden sağlıklarını düşünmeleri gerekmektedir. Diğer bir kavram da insanların kendilerini değiştirmeleri isteği sonucunda zihinlerini geliştirmeye yönelmeleridir. Her insanın bakış açısı değişik olduğundan her kişi farklı şekillerde zihnini geliştirir. Ruhsal alanda ise insanların misyonlarını geliştirecek faaliyetler yer alır. Spor yapmak, doğa yürüyüşlerine çıkmak, meditasyon/yoga yapmak, kitap okumak, sinemaya gitmek gibi. İlişki anlamında da insanların sosyal ve duygusal yaşamı önem taşır.Ayrıca günümüzde artık önemi tartışılmaz olan duygusal zekayı da gözardı etmemk gerekir.Tüm bunlardaki ortak nokta dengedir. İnsan dengeli yaşamalıdır. "Baltayı Bilemek" kavramında insanın dengeli yaşamasının önemi ve çözümleri sunulmaktadır.
Bir kuruluşun mükemmelliği ancak çalışanlarının mükemmelliği sayesinde olur. Dolayısıyla Etkili İnsanın Yedi Alışkanlığı kavramlarına göre davranan kişilerin gerek kendi üzerlerinde kazandıkları zafer, gerekse ilişkilerinin düzenli ve kaliteli olması ile mükemmel bir duruma gelmeleri sonucunda ve bunu iş hayatına aksettirmeleriyle, iş hayatındaki ilişkilerin düzgün olması da çok rahat olmaktadır. Nitekim iş hayatında yer alan liderler yön bulurlar, herkesi bu yöne doğru yönlendirirler, insanları yetkilendirir ve en önemlisi bir esin kaynağı olarak davranıp motive ederler.Dolayısıyla kendisi kaliteli olan bir insan kaliteli bir yön bulur, kaliteli amaç belirler ve sonuçta bir ilham kaynağı olduğundan kendisindeki kaliteyi de kişilere ve işe yansıtmış olur. 
Etkili İnsanın Yedi Alışkanlığı eğitiminin tüm dünya genelinde uygulanan bir eğitim olduğunu görüyoruz. A.B.D., Kanada, Meksika, Orta Amerika, Güney Amerika'nın yanı sıra Afrika'da Nijerya ve Güney Afrika, Asya'da Çin, Kore, Japonya, Malezya, Endonezya, Türkiye'nin çevresinde Lübnan, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve İsrail'de de Etkili İnsanın Yedi Alışkanlığı eğitimi değişik kültürler çerçevesinde yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Tüm bu ülkelerden alınan geribildirimler de hep olumlu yöndedir.

Linkler

Ziyaretçi Sayacı

Bugün312
Dün551
Bu Hafta2295
Bu Ay5369
Tümü317266
Ana Sayfa Yazilar Etkili İnsan Olmak